Skip to main content
ingilizce blog yazmak için 7 ipucu

İngilizce Blog Yazmak İçin 7 Önemli İpucu

İnternet dünyası hakkında nasıl bu kadar bilgiye sahip olduğum sorusuna verebileceğim birinci yanıt İngilizce bilmek olacaktır.

Öyle zamanlar oluyor ki bir konu hakkında kapsamlı Türkçe kaynak bulmak neredeyse imkansız hale geliyor. Bu yüzden artık google’da aramaları dahi öncelikle İngilizce olarak gerçekleştiriyorum.

Örneğin bir konu hakkında blog yazacaksam, bununla ilgili Türkçe neler yazıldığını araştırmak için Türkçe aramalar yapıyorum.

İnternet girişimlerin arasında web site dili İngilizce içeriklerden oluşan pek çok örnek yer alıyor. Hatta 2006 yılındaki 2. internet girişimim İngilizce içeriklerden oluşuyordu.

İngilizce internet sitesi kurma fikrine nasıl sahip olduğumu tahmin ediyorum kestirebilirsiniz. Evet daha fazla okura ulaşabilmek ve daha yüksek kazançlar elde edebilmek. İngilizce ve Türkçe web sitelerinin adsense gelirlerinin karşılaştırdığı İngilizce Blog Açmak Hakkında Bilmeniz Gerekenler anlatılmış.

Şimdiye kadar edindiğim deneyimler sonucunda ana diliniz İngilizce değilse ingilizce içerik oluşturmak, insanlarla iletişim kurmak, sosyal medyada tanıtımınızı yapmak bir hayli zor olduğunu söyleyebilirim. Ben bu alanda pek çok yol katettim, işte bu yolda öğrendiklerim ve size önerebileceklerim.

1. Bol bol ingilizce okuyun

İyi bir İngilizce blog yazarı olmadan önce iyi bir okuyucu olmalısınız. Benim yaptığım gibi araştırmalarınızı İngilizce yapabilirsiniz. Özellikle haberler olmak üzere İngilizce blogları takip edebilirsiniz.

Örneğin hali hazırda İngilizce içerik oluşturduğunuz bir blogunuz varsa blog konunuz hakkında benzer blogları okuyabilirsiniz. Bu sayede hem İngilizce’niz gelişecek, hem de rakiplerinizi tanımış olacaksınız.

Blog konunuz hakkında jargona hakimiyetiniz yükselecek bununla birlikte daha kaliteli içerik oluşturabileceksiniz.

2. Bol bol İngilizce yazın

Yazmak bir yetenektir! Herkes yazar olamaz bunu kabul edin. Ancak unutmayın ki her yetenekte olduğu gibi yazma yeteneğinizi geliştirebilirsiniz.

İlk İngilizce blog yazmaya başladığımda bu benim için sanki hobi gibiydi. Hemen her gün İngilizce birşeyler karalayıp blogumda yayınlıyordum.

O zamanlar yazdıklarımın kalitesini ve okuyanların ne düşündüklerini gerçekten hiç önemsemiyordum. Hiç para pul falan kazanmıyor, sadece aklıma geldikçe yazıyordum.

Eğer İngilizce blog yazma işine giriş yaptıysanız, küçük adımlarla başlayın. Kendinizi yüzlerce kelime yazmak zorunda hissetmeyin. Eğer 1000 – 2000 kelimelik kaliteli yazılar kaleme alabiliyorsanız bu mükemmel. Ancak başlangıç noktasında tavsiyem kısa yazılar yazmanızdır.

Örneğin öncelikli hedefiniz 200 kelimelik yazılar olsun, hatta daha da kısa sadece bir kaç cümlelik bloglar olsun. Burada önemli olan İngilizce yazmaktan sıkılmamanız, pes etmemeniz. Daha uzun yazılar zamanla kendiliğinden oluşmaya başlayacaktır.

Kısa bloglar yazmak dışında, diğer bloglarda yorum yazmayı deneyebilirsiniz, forumlarda, gruplarda yazılar yazabilirsiniz. Sosyal medyada diğer insanlarla iletişime geçebilir, emailler yazabilirsiniz.

Başlangıçta önemli olan İngilizce yazma şevkinizi koruyabilmenizdir.

Her ne isterseniz, hangi yeteneğe sahip olmak isterseniz, her ne hayal ederseniz, hiç birisi bir gecede gerçekleşmeyecektir. Üzerinde çalışın, pes etmeyin, geliştirmeye devam edin. Her geçen gün daha iyi İngilizce yazacaksınız.

3. Dil bilgisi, kelime öğrenmeye uğraşmayın

Kaliteli yazılar yazmak için dil bilgisi ve kelime dağarcığı tabiki önemlidir ancak başlangıçta temel dil bilgisi ve belli bir kelime dağarcığına sahipseniz bu yeterli olacaktır. Ancak kesinlikle başka yerlerden kopyalayarak içerik oluşturmayın

Örneğin yazınızı yayınlamadan önce seo arçaçlarında kopya içerik kontrolü yapabilirsiniz.

Gibip İngilizce kurslarında mükemmel dil bilgisi öğreneceğim diye tonla para ve zaman harcamayın.

Mükemmel, hatasız, afilli kelimelerle blog yazıları yazmalıyım algısına sakın ola ki kapılmayın. Okurlarınızın büyük bir kısmı ana dili İngilizce olmayan insanlar olacaktır.

Bu alana düşen kitle, inanın basit ve bilinen kelimelerle yazılan blogları daha çok sevmekte ve takip etmektedir.
Size şaka gibi gelebilir ancak İngilizce bloglar yazdığım ilk yıllarda iyi bir dil bilgisine sahip değildim, kelime bilgisi ise gayet sınırlıydı.

Peki nasıl İngilizce bloglar yazıyordum?

Çok basit! Sürekli İngilizce bloglar ve kitaplar okuyordum. Özellikle yazdığım alandaki yazıları okurken, sevdiğim hoşuma giden kelimeleri cümleleri not ediyordum. Bu cümleler ve kelimeler nerelerde, nasıl kullanılıyor dikkat ediyor, notlarıma bunları da ekliyordum.

Sonra kendi yazılarımı yazarken aynı cümleleri uygun yerlerde aynı şekilde kullanıyordum. Bunu bir kaç kez üst üste yaptıkça bunlar hafızamda yer ediyor ve farkında olmadan bu cümleleri kendiliğinden kaleme alır hale geliyordum.

Daha da ilerleyen zamanlarda hiç düşünmeden bu cümleler kendiliğinden aklınıza geliyor, kelimeler ardı ardına sıralanıyor. Bunu sistemi halen uyguluyorum ve inanın işe yarıyor.

4. Bir kaç yazı şablonu oluşturun

Daha önceki yazılarımdan birinde blog yazı türlerinden bahsetmiştim. Bunlar gibi kendinize blog yazı şablonları oluşturun.

Örneğin bu blog yazısını bir liste şablonu olarak değerlendirebilirsiniz. Bu yazıda yaptığım, bilgileri maddeler halinde bir liste şeklinde kalme almak.

Şablonlar üzerinde blog yazmak, emin olun size epey zaman kazandıracak. Blog yazınızın iskeleti hakkında düşünmek zorunda olmayacaksınız. Hangi bölümde neler yer alması gerektiğini bilecek ve buna göre blog yazınızı kolayca oluşturabileceksiniz. Yazınızın kalitesini giderek yükselteceksiniz.

Ana diliniz olmayan İngilizce blog yazarken zorlanacağınızı göz önünde bulundurursak, birde blog yazınızın yapısı üzerinde zaman harcamayın.

5. Çevrenizden geri bildirim alın

İnsan bazen kendi yaptıklarını objektif bir şekilde değerlendiremez, Hatalarını veya eksikliklerini göremez. Bu noktada kendi yazılarınızın kalitesini doğru bir şekilde değerlendiremeyebilir, kendi kendinizi yanıltabilirsiniz.

Çevrenizde İngilizce bilen aile üyeleri, arkadaşlarınız gibi yakınlarınızdan geri bildirim alabilirsiniz. Yazılarınızı, tarafsız bir gözle okuyabilir, eksikliklerinizi öğrenebilirsiniz.

Geri bildirimleri toplarken, bunların yapıcı olmasına doğru insanlar tarafından gerçekleştirilmesine özen gösterin. Geri bildirimlerin sizin faydanıza olduğunu, kötü yorumların moralinizi bozmamasına dikkat edin.

İngilizcesi sizden daha iyi olan insanlardan geri bildirim alabilirseniz, her birini not edin, bunların üzerine daha çok düşün, geliştirmeye çalışın.

6. Diğer blog yazarları ile iletişime geçin

Her ne konuda blog yada web sitesiniz olursa olsun, muhtemelen aynı konuda içerik sahibi başka web siteleri de olacaktır.

İngilizce bir blog yazıyorsanız rakiplerinizin sayısı daha fazla olacaktır ancak bu gözünüzü korkutmasın bu kitleyi doğru kullanırsanız bir fırsat elde edebilirsiniz.

Onlara ulaşın, bloglarına yorumlar yazın, gerekirse email atın. Bunu web sitenize veya blogunuza bir etkisi, tarfik artışı vs. için yapmanızdan bahsetmiyorum.

Bu blog yazarlarından arkadaş edinmeye çalışın, ilişkilerinizi ilerletin. Blog yazarlarının büyük bir kesimi yardım severdir, onlardan web sitenize göz atmalarını isteyin, geri bildirim almaya çalışın.

Bu kitle yazılarınızı en iyi gözlemleyebilecek insanlar kümesini oluşturmaktadır. Onlardan en iyi şekilde faydalanın.

7. Kendinizi sürekli geliştirin

Yukarıda saydığım adımları günlük düzenli bir şekilde yapmaya çalışın. Ancak İngilizce içerik oluşturmak için uzun vadede yapmanız gereken sürekli kendinizi geliştirmeye odaklanmaktır.

Özellikle blog yazmak hakkında ulaşabileceğiniz pek çok kaynak internet ortamında mevcut. Bu konuda eksper olan, yüz binlerce dolar para kazanan blog yazarları var. Neredeyse hepsi yıllardır öğrendiklerini en açık şekilde bloglarında paylaşıyor. Bu blogları mutlaka takip edin.

Bir yandan İngilizcenizi geliştirirken, bir yandan da asıl işiniz ile ilgili yeteneklerinizi ilerletebilirsiniz.

Popüler Bloglar

KISSmetrics

HigherVisibility

SEMRush

HubSpot

Popüler SEO Blogları

Search Engine Land

Search Engine Watch

Search Engine Journal

Moz

Son söz

Eğer bu yazımı sonuna kadar okuduysanız, İngilizce bir web sitesi yada blog açmak için ana dilinizin İngilizce
olması gerekmediğini, bunu başaran pek çok internet girişimcisi olduğunu öğrenmişsinizdir.

Her ne kadar İngilizce blog yazmak sizin için başlangıçta bir handikap olarak değerlendirilse de, bu zaman ilerledikçe değişecektir.

Fikirlerinizin ve anlatmak istediklerinizin kaliteli ve yaratıcı olması uzun vadeli başarınızda en önemli etken olacaktır.

Yapabileceklerinize inanırsanız ileride yüz bin dolarlar kazanan dünyaca ünlü bloggerlar arasında yerinizi alabilirsiniz.

İngilizce blog yazmak, web sitesi açmak hakkında eklemek istediklerinizi ve sorularınızı yorum yazarak bizimle paylaşabilirsiniz.

  • Pingback: En Çok Tıklanan Blog Yazmak, Popüler 12 Blog Türü - Wanaliz()

  • Cengiz Şahin

    Güzel açıklayıcı bir paylaşım olmuş. Uzun zamandır bir ingilizce blog açmayı planlıyorum ama bir türlü gerçekleştiremedim. Anlattıklarınızla biraz motivayonum yükseldi 🙂 teşekkürler

  • Özge

    Merhaba bende yaklaşık 2 ay önce İngilizce bir blog oluşturdum. Hedef kitle ve dil konusunda çok düşündüm. 2 ay önce Avustralya’ya taşındım bu sebeple kendimi de geliştirmek için lifestyle üzerine bir anne olarak yazmaya karar verdim. Daha yolun çok çok başındayım yorumlara ve önerilere de açığım. Paylaşımınız içinde ayrıca teşekkürler.
    http://www.mrsearlybird.com

    • Özge hanım böyle girişimleri görmekten gurur duyuyoruz. Blogunuz güzel gözüküyor, yazılarınız da etkileyici! İçten samimiyetle anlatılmış hikayeler mutlaka birilerinin ruhuna dokunacaktır. Tebrik ederiz, başarılar!

  • Güzel bir yazı olmuş. Teşekkürler..

  • Harun İslek

    İstanbul cam balkon fiyatları
    http://www.mavicambalkon.com